Eski Baro Başkanı Aydın Özcan’dan Türkiye Barolar...

Eski Baro Başkanı Aydın Özcan'dan Türkiye Barolar Birliği'ne çağrı

09 Kasım 2019 - 09:25 - Güncelleme: 09 Kasım 2019 - 10:03

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu, 12 baro yönetim kurulunun Olağanüstü Genel Kurul taleplerini reddetmesinin ardından İzmir eski Baro Başkanı Aydın Özcan'dan açıklama geldi.

Aydın Özcan,''Hukuku, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve demokrasiyi savunması gereken Türkiye Barolar Birliği, 12 baronun genel kurul çağrısını ve kanunun açık hükmünü yok saymıştır. Hukuk ve demokrasimiz ağır yara almıştır. Türkiye Barolar Birliği hukukun ve demokrasinin gereğini yapmalıdır.''dedi.

12 baro yönetiminin TBB'yi Olağanüstü Genel Kurul'a çağırdıkları açıklamasında "Bu davet, Türkiye Barolar Birliği'nin kurumsal kimliğini ve Baroların Birliğini sarsmaya değil, tam aksine Baroların;  Hukuk Devleti, Bağımsız Yargı, Avukatlık mesleğinin itibarı ve bağımsızlığı ile, daha güçlü savunma mucadelesinin önünde duran; söylemleri ile baroları ayrıştıran, baroları hedef gösteren anlayışa karşı, bu anlayış, tavır, eylem ve söylemin genel kurulun tartışmasına açılmasına yönelen bir davettir" denildi.

12 BARONUN AÇIKLAMASININ TAMAMI

Aşağıda isimleri yazılı Baro Yönetim Kurulları’nın 1136 Sayılı Kanun’un 115. maddesi çerçevesinde, aynı kanunun 110. maddesinin 1. ve 17. bentlerindeki görevlerine aykırı davranışı nedeniyle, Türkiye Barolar Birliği’nin olağanüstü genel kurula gitmesi yönünde aldıkları karar, kamuoyunun bilgisi dâhilindedir. 

Neden bu kararı alma yoluna gidildiğinin izahı ise, savunma makamı sıfatımızla, bu ülke üzerinde yaşayan herkese borcumuzdur. Zira alınan bu karar, sadece biz avukatları ve avukatların bağlı oldukları meslek örgütlerini ilgilendiren bir karar değildir. Bu karar; ismi, ideolojisi, ilkeleri ya da ideali ne olursa olsun, yargı bağımsızlığına zarar verecek her türlü söylem, eylem ya da eylemsizliğe karşı, savunmanın bağımsızlığını korumak için gösterilen bir karşı duruştur. 

Bu karar; normalleşme eğilimi gösteren avukata şiddet haberlerinden, normalleşme eğilimini tamamlayarak yeni düzen haline gelmiş, savunmanın itibarsızlaştırılmasına kadar başlık başlık karşı çıktığımız her menfur olay ve olguda, Türkiye Barolar Birliği’nin kemikleşme eğilimi gösteren sessizliğine sabrımızın kalmadığının ilanıdır. 

Aldığımız bu karar, yeni adli yılımızın açılışında Yürütme makamına ait bir mekanda, yargı bağımsızlığının insanlığın uğruna yüzyıllardır hukuk şehitleri verdiği felsefesini, sadece o mekanda bulunarak ve alkış tutarak yok eden Sayın Metin Feyzioğlu’nun, bizzat sarstığı güveni yeniden sağlaması için bir fırsattır. 

Sayın Birlik Başkanı, bundan birkaç sene önce avukatlara ve barolara gözdağı olarak verilen ve bugün de tehdit niteliğini muhafaza eden “Baroların seçim sisteminin değiştirilmesi” tartışmalarına ve baroların bizzat Sayın Feyzioğlu önderliğinde baştan revize edileceği söylemine karşı bilinçli bir suskunluk içerisindedir. Oysa bu siyasi gözdağı; tahakküm niteliğinden hiçbir şey kaybetmediği gibi, maalesef Birlik Başkanımız üzerinde başarıya ulaşmış ve kendi madununu yaratmıştır. Bu sebeple alınan karar; savunma makamını temsilden uzaklaştığına inandığımız ve 22 Eylül’ de yapılan başkanlar toplantısında hiçbir özeleştiri yapmadığı gibi, bu yeni “Makbul birlik başkanı” duruşunda ısrarcı olacağını bir kez daha gördüğümüz Sayın Metin Feyzioğlu’nu, bu düşüncemizin haksızlığını ispat etmeye bir davettir. 

Bu davet, Türkiye Barolar Birliği'nin kurumsal kimliğini ve Baroların Birliğini sarsmaya değil, tam aksine Baroların;  Hukuk Devleti, Bağımsız Yargı, Avukatlık mesleğinin itibarı ve bağımsızlığı ile, daha güçlü savunma mucadelesinin önünde duran; söylemleri ile baroları ayrıştıran, baroları hedef gösteren anlayışa karşı, bu anlayış, tavır, eylem ve söylemin genel kurulun tartışmasına açılmasına yönelen bir davettir. 

Bu davet; maddi sıkıntıları nedeniyle canına kıyan, korumalarca ya da polis memurlarınca hunharca darp edilen, haciz mahallinde öldürülen, ekonomik kaos ve sömürü düzeninde çalışmaya zorlanan, bölünmüş adliyeler arasında koştururken, o adliyelere üzerleri aranarak girebilen ve baştan kriminalleştirilen, her gün siyasallaşan bir hukuk düzeninde hayatta kalmaya çalışan ve tüm bu sorunların, evet kavga etmeden ama biat ederek değil, 80 baro ve 125 bin avukatın örgütlü gücü ile dik durarak çözülebileceğine inanan avukatların, seçimle gelen Birlik Başkanlarına yönelttikleri  demokratik bir davettir.

Şimdi, TBB Yönetim Kurulu'nun önünde demokrasiyi işler kılmak ve Birlik Başkanının eylem ve söylemlerini en üst karar organımız olan Genel Kurul'un onayına sunmak gibi tarihi bir fırsat ve sorumluluk vardır.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’na, Turkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'na ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.

TBB'DEN YAPILAN AÇIKLAMA

TBB Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, baro yönetim kurullarının Türkiye Barolar Birliğini olağanüstü genel kurula davet etmelerine ilişkin şekli şartın, en az 10 baronun yönetim kurulunun bu yönde karar alması olduğu belirtildi. 12 baro yönetim kurulunun, TBB Yönetim Kurulu'ndan, TBB'nin olağanüstü genel kurula çağrılmasını talep ettikleri ifade edilen açıklamada, taleplerin ikisinin seçimsiz, 10’unun ise seçimli olağanüstü genel kurul yapılması yönünde olduğu bildirildi.

Şekil şartı gerçekleşse de Avukatlık Kanunu ve yerleşik içtihatlara göre, olağanüstü genel kurulun seçimli yapılabilmesinin, sadece başkanlık makamının boşalması durumunda olabileceğine dikkat çekilen açıklamada, “Dolayısıyla seçim talepleri hukuka aykırıdır” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu yol hukuka aykırı olarak bir kez açılacak olursa sadece TBB değil, her baromuz bu tür hukuka aykırı taleplerle sürekli seçimli olağanüstü genel kurullara sürüklenme sonucunda görev yapamaz hale getirilir. Kanun koyucunun olağanüstü genel kurula ilişkin düzenlemesinde hiç kuşkusuz böyle bir amaç güdülmemiştir. Baroların ve TBB’nin organları kanunda belirlenmiş sürelerin sonuna kadar görev yaparlar. Olağanüstü genel kurul talebinde bulunan baro yönetim kurullarının gerekçeleri incelendiğinde, bu gerekçelerin TBB Genel Kurulu’nun yetki alanına giren somut bir hususu görüşmek amacı taşımadığı görülmektedir. Talepler, ağırlıklı olarak TBB Başkanı’nın adli yıl açılış törenine katılmasına, Yargı Reformu sürecinde Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetkili makam ve mercileri ile iletişim kurmasına ilişkindir.”

“HERHANGİ SİYASİ BİR PARTİNİN TEMSİLCİSİ OLMAMIŞTIR, OLMAMALIDIR”

Bazı baro yönetim kurullarının, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin açıklamalarını da olağanüstü genel kurul isteyen ilave kararlarında gerekçe olarak gösterdiklerine işaret edilen açıklamada, baroların büyük bir çoğunluğunun ise olağanüstü genel kurul yapılmasının şartlarının oluşmadığı ve böyle bir toplantının barolar arasında telafisi mümkün olmayacak ayrışmalara yol açacağını basın açıklamaları yoluyla kamuoyu ile paylaştıkları ifade edildi. TBB ve baroların, kamu kurumu niteliğinde meslek örgütleri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Siyasi parti siyaseti yapamazlar. Meslek siyaseti yapabilirler. Hukuk devletinin ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesi de bu meslek siyaseti tanımı içerisinde barolara ve TBB’ye verilmiş bir görevdir. TBB yönetimi herhangi siyasi bir ideolojinin veya siyasi bir partinin temsilcisi olmamıştır, olmamalıdır” değerlendirmesinde bulunuldu.

“BAROLAR İLE TBB AYRI TÜZEL KİŞİLİKLERDİR”

TBB Başkanı ve yönetiminin, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili makam ve mercileriyle kurduğu etkili diyaloglarla vatandaş ile meslektaşlarına çok önemli kazançlar sağlayan Yargı Reformu’nun şekillenmesinde son derece etkili olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Olağanüstü genel kurul talep eden baro yönetim kurullarının TBB Başkanının söylemlerine ilişkin gerekçeleri, her birey gibi Anayasa’daki düşüncesini açıklama özgürlüğünden yararlanan TBB Başkanının bu özgürlüğünü yok sayar niteliktedir. Unutulmamalıdır ki barolar ile TBB ayrı tüzel kişiliklerdir. Ancak üzülerek izliyoruz ki olağanüstü genel kurul talep eden baro yönetimleri, TBB’ye kendi siyasi ideolojilerini dayatma ya da kabul ettirme yetkisini kendilerinde görebilmektedirler. Bunun kanuni bir dayanağı yoktur.”

Olağanüstü genel kurulun toplanmasının istenmesinin kamu yararına da aykırı olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Dileğimiz, enerjimizi asgari birlik ve beraberlik içerisinde meslektaşlarımızın ve vatandaşlarımızın bizden çözüm bekledikleri dağ gibi birikmiş sorunların çözümü yönünde kullanmamızdır. Seçimli olağan genel kurula kadarki 1,5 seneyi böylelikle en verimli şekilde değerlendirebiliriz. Türkiye’nin ve meslektaşlarımızın bu kadar güncel ve ağır sorunları çözüm beklerken gündemimiz, meslektaş kamuoyunun büyük çoğunluğunu da esasen ilgilendirmeyen olağanüstü genel kurulun toplanıp toplanmayacağı olmamalıdır.
Bu sebeplerle, bugün toplanan Barolar Birliği Yönetim Kurulu, katılanların oy çokluğuyla, 10’u seçimli, 2’si seçimsiz olağanüstü genel kurul taleplerini hukuka aykırı bularak reddetmiştir.”

 

Reklam
Reklam
Reklam
Bu haber 279 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türkiye'nin 2018 gelir vergisi rekortmenleri belli oldu
Türkiye'nin 2018 gelir vergisi rekortmenleri belli oldu
Ak Parti İzmir kampı sona erdi
Ak Parti İzmir kampı sona erdi